Monday, March 26, 2007

Hoşgeldin," diye çınladı neşeli bir ses, İngilizce, "infazına kadar burası senin evin." Konuşan, bir gözü belirgin biçimde morarmış, ayağındaki bandajlar yüzünden tuhaf bir şekilde ayakta duran, gençten biriydi. Önceki gün esrar kaçakçılığından yakalanmış Mısırlı bir doktor. Adı Zeki'ymiş.

"Merak etme, idam cezası genelde müebbete çevirilir," diyerek güldü. "bir de Türkler habire genel af çıkarırlar.

Monday, March 26, 2007

Gerçek bir kumru değildi. Bembeyaz tüylü bir albino güvercindi. Çok genç iki asker olan Hüseyin ile Murat onu ökseyle yakalamış, yabancılar koğuşuna getirmişlerdi. Mahkümlar yaklaşık bir tenis kortu büyüklüğündeki avluda güneşlendiği sırada, askerler, el oyması ahşap bir kafes içinde getirdiler kuşu. Yarı çıplak kalabalığın ortasında, utana sıkıla onu Sayed Ahmed'e hediye ettiler. Sayed sevinçten havalara uçtu. Askerlerin bakışları altında, bu pemde gözlü yaratığa yumuşacık ıslıklar, gurultulu sesler çıkartarak hoşnutluğunu belli etti. Sonra hepsinin şaşkın bakışları arasında kafesin kapısını açıp kuşu eline aldı ve havaya salıverdi. "Kuş bile olsa kimseyi kilit altında tutmamak gerekir," diye de nazikçe açıkladı hareketini.

Monday, March 26, 2007

Yaşam bir harikadır, - dedi doktor bey kutsallara özgü kalın, okşayıcı bir sesle: - Yaşam süreci, insan vücudundaki organların tümü, bunların çalışmaları, görev bölümü yapmaları bizlerin kavrayamayacağı denli karmaşıktır. Hangi birimiz doğanın bu gizemini çözümleyebiliriz? Doktor Brodsky gerçekten büyük bir ilim adamı. İblislerle, şeytanla işbirliği yapıp iyiliği eryüzünden kaldırmayaçabalayan her sağlıklı vücut senin geçtiğin denemelerden geçince böylesine hastalanır, acı çeker. Şimdi sen sağlığına kavuşuyorsın. Topluma yararlı bir kişi olma yolundasın.

Monday, March 26, 2007

Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum...

Saturday, March 17, 2007

İnsan başkalarının talihine imrenmeye meyillidir. Başka birinin başarısı veya eriştiği nimet ve mutluluk, pek çoğumuzda o "başka birinin" ne kadar talihli olduğu düşüncesine yol açar. Onun eline geçen fırsatlara gıpta ile bakar, bizim elimize hiçbir zaman böyle fırsatlar geçmeyeceğine hayıflanırız. Büyük olasılıkla biz böyle bir hayıflanma içinde iken, başkalarını bize imrendirecek fırsatlar da bizim önümüzden geçip gitmektedir.

Saturday, March 10, 2007

Bazı mektupların yazılmasını geciktiren bir kısır döngü var. Önce gücü yetmediği, ne söyleyeceğini bilemediği için yazamıyor insan. Sonra bu tereddütler yüzünden mektubun yazılması gereken zaman geçiyor. Tren kaçıyor yani. Bu sefer gecikmiş olmanın suçluluk duygusu engelliyor seni. Mektup asla yazılamıyor.

Monday, February 26, 2007

Yalnızlık da tıpkı köyden yeni gelip de her şeyi ve herkesi üstüne alınıp daralmak gibi. Yalnızlık bir alınganlık biçimi. Alınacağın kimse olmadan hem de. Bir çeşit aşağılık kompleksi.

Sunday, February 25, 2007

Bir sabah yanındakilerle çişe gitti. Kollarından tutan iki kişi ellerini yıkaması için ağır bir dolabı taşır gibi zorlukla ve duygusuzca ıkınarak külçe gibi bedeni kaldırdılar tuvaletten, lavabonun önüne götürüp suyu açtılar. Ellerini suya uzattılar, sabunu alıp köpürtürken aynada kendini gördü. Yüzünü ekşitti. Şuursuzca tiksinerek:"Bu kadar yaşayağıma öleyim daha iyi; şu kadının haline bakın" dedi.

Wednesday, February 14, 2007

Vehbi Koç'un tüm iş hayatı boyunca sıkı sıkıya sarıldığı prensipleri vardı. Bu prensipler şöyleydi:


1. Hiç kimse tek imzayla şirketi töhmet altına sokmayacak.

2. Kardeşin ya da kocan bile olsa umumi vekaletname vermeyeceksin.

3. Verdiğin vekaletnameler muayyen süreli ve bir işe dönük olarak verilecek.

4. Birlikte çalıştığın kimselerle özel hayatında arkadaşlık etmeyeceksin, içli dışlı olmayacaksın.
Onlarla ilgili kararlar almakta zorlanırsın.

5. Verdiğin hiç bir siparişin borcunu umutmayacaksın. Hediye başka sipariş başkadır. Bir paket sigaranın bile borcunu ödeyeceksin.
Hediye daima pahalıya patlar.

6. İbadetini gösteriş için yapmayacaksın. Allah'la kulun arasına kimse giremez.

7. Toplantılara hazırlıklı gideceksin. Gündemin olacak. Karşı tarafın gündemini isteyeceksin.

8. Her toplantının zabtı toplantı sonrası yazılacak. İleride, karşı taraf ne sormuş, sen ne söylemişsin yazılı olarak kalacak.

9 . Siyasilerle konuşurken kendini zabıt tutacaksın.

10. İçkiliyken bahse girmeyeceksin. Şirket işlerini konuşmayacaksın. Az konuşup, çok dinleyeceksin.

11. Elde ettiğin bilgilerin bir kısmını çalışma arkadaşlarınla paylaşacaksın.

12. Almak istediğin kararı çalışma arkadaşlarınla birlikte alacaksın ki sonradan takip etsinler ve sorumluluk alsınlar.

13. Kimseye kefil olmayacaksın. Sonradan kötü kişi olacağına, baştan kötü olmak daha iyidir. Ama gönlün arzu ediyorsa para verip unutacaksın.

14. Düşmüş dostunu arayacaksın.

Tuesday, February 13, 2007

Bizim olan bir ismi bize en az benzeyen bir manaya kaptırırken, bundan sonra hayata dair sorumluluğun sırtımıza kalacağına dair elbette bilgimiz vardı.

"alıntıdır hakkında Üyelik formu içi tıklayın Alıntı eklemek için tıklayın Üye olarak alıntılara yorum yapabilirsiniz.

Oğuz ATAY

Oğuz Atay, 12 Ekim 1934’te İnebolu’da doğdu. Babası, VI., VII Dönem Sinop, VIII. Dönem Kastamonu Milletvekilliği yapan  aynı zamanda da bir hukukçuolan Cemil Atay'dır. Babası Cemil Atay eski bir milletvekili. 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Ankara’ya gelen Atay, Ankara Maarif Koleji’ne, ardından da İTÜ İnşaat Fakültesi’ne girdi. 1957 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra İnşaat Bölümü'nde öğretim üyesi oldu.  İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nde çalıştı.

Devamı...

Son Yorumlar

Alıntı İstatistikleri

  • Alıntı Sayısı: 294
  • Kitap Sayısı: 34433
  • Yazar Sayısı: 15791

Alıntı Yapılan Diğer Kitaplar

 İsimle Ateş Arasında kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın. Ömrümden Uzun İdeallerim Var kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın. Saatçi Bayırı kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın. Git Kendini Çok Sevdirmeden kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın. Sade Hayat kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın. Otomatik Portakal kitabından yapılmış alıntıları görmek için kapak resimlerine tıklayın.