Cehenneme Övgü

Gündüz Vassaf
İletişim Yayınları (1999)
 
Kitap hakındaki diğer detaylara ve arka kapak yazısına yandaki linke tıklayarak kitapyurdundan göz atabilirsiniz.

Bu kitaptan yapılan alıntılar:
Saturday, December 08, 2012

Çocuk sahibi olmamızın en temel nedeni, bunu yapma gücüne sahip olmamız tabii. O kadar maymun iştahlıyız ki, yapabileceğimiz ne varsa çoğunu yapmaya çalışıyoruz. Yapabildiğimiz için yapıyoruz, yapmayı seçtiğimiz ya da yapmaya karar verdiğimiz için değil. Sırf yapabiliyoruz diye çocuk yapmak olacak iş mi?

Saturday, December 08, 2012

İnsanlarla tanışıp karşılaşmaktan çok, faydacı anlaşmalar yapıyoruz. Daha "merhaba" dediğimiz anda, "Bu ilişkiden ne gibi bir fayda sağlayabilirim acaba?" düşüncesi geçer aklımızdan. İlişkiler, insanın evrensel "birlikteliği" üzerine kurulmaktan çok, kesin amaçlar üzerine inşa edilir.

Thursday, December 06, 2012

Ölüm insan için en büyük bilinmeyen olmuştur. Aynı zamanda en büyük korku kaynağı. Bilinmeyenin korkusunu azaltmanın en temel yollarından biri, ölümden sonraki yaşamı tartışan, açıklayan ve vaat eden din olmuştur. Bilinen şeyden korkulmaz. Cehennem ve ceza kavramlarını içeren dinlerde bile, insan kendisini cennet bahçelerine götürecek eylemler sayesinde ölüm korkularını bertaraf edebilir.

Thursday, December 06, 2012

Çoğumuz, daha bir seçim bile yapmadan önce belli bir tarafın üyesi olup çıkarız. Daha doğrusu, önce birtakım kimlikleri benimseyip, sonra da bunları birer seçimmiş gibi rasyonalize ederiz. Daha doğuştan bize yafta gibi "yapıştırılan" adlarımızla yaşama başlarız. Din, ideoloji, takım taraftarlığı gibi şeyler de, içinde büyüdüğümüz ailenin, toplumsal ve fiziksel çevrenin bir fonksiyonu olarak yakamıza yapıştırılır.

Thursday, December 06, 2012

Bizim totaliter cinsel kimliklerimizi, rollerimizi, beklentilerimizi en çığırtkan biçimde sömürenler reklamcılardır. Satışa çıkarılan nesne, ister su ya da esans, ister makineli tüfek ya da sabun olsun, "erkek" adamla "dişi" kadın hemen her zaman, o ürünün satılmasına yardım eden bir imaj olarak kullanılır. Sömürücü olduklarını bile bile onların kendi totaliter imajlarımız aracılığıyla ürünlerini satın almaya bizi ikna etmelerine izin veririz. Seks iyi satar. Totaliter seks imajına itaat edilir.

Sunday, December 02, 2012

Kendimizi olduğumuz gibi kabul edinceye dek bizi tutsak edecek kahramanlar. Süpermenler ve tanrılar yaratmaya devam edeceğiz. Özgür toplumda kahramanlara yer yoktur. Özgür insanın kahramanları olmaz.

Sunday, December 02, 2012

İş günü süresince tutsak olduğumuz gerçeğini o kadar kabullenmişizdir ki, onun dışındaki saatlerden "serbest zamanımız" diye söz ederiz. Serbest saatlerin tam tersi, hemen hepimizin işte olduğu gündüzlerdir.

Sunday, March 11, 2012

Her zaman sarhoş olmalı. Her şey bunda: Tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman'ın korkunç ağırlığını duymamak için, durmamacasına sarhoş olmalısınız.
Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun.
Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üzerinde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan konuşan her şeye sorun, "saat kaç" deyin; yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir karşılığını:"Sarhoş olma saatidir. Zamanın inim inim inleyen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz."

Monday, September 05, 2011

Özgürlüğümüz davranışlarımızın önceden kestirilemezliğine bağlı.

Monday, August 22, 2011

Toplu olarak hareket ettiğimiz için hep haklı taraf oluyoruz. Saldırı hedefimiz, birey. Bizimle aynı yolda yürümeyenler mahkûm ediliyor.

Monday, August 22, 2011

Hasta olduğun için değil, hayatta olduğun için öleceksin.
Lucius Seneca

Wednesday, November 17, 2010

Psikiyatri, 20. yüzyılda, başarısı hiçbir kriterle ölçülmeden kendi başına ayakta kalabilen mesleklerden biri, hatta belki tek meslektir.Bir operatör, ameliyatlarında sürekli başarısızlık gösterir ve hastalarının ölümüne neden olursa, elbette işinden olur. Otobüsü doğru dürüst kullanamayan bir otobüs sürücüsü, ateş etmesini beceremeyen bir asker, hiç seçim kazanamayan bir politikacı yayınları onaylanmayan bir akademisyen, yemekleri ağza konamayan bir aşçı, frijit bir fahişe; bunların hepsi başarısız kabul edilir.Oysa psikiyatride tedavinin (hiç tedavi yapılmamasına göre) etkili olduğunu ya da belli bir tedavi yönteminin bir diğerinden daha etkili olduğunu kanıtlayan hiçbir bilimsel kanıt yoktur.

Wednesday, November 17, 2010

Sosyal sınıfların katı kuralları ancak gece bozulur. İşçiler burjuvaların sokaklarında dolanırlar. Burjuvalar işçi mahallelerindeki lokantalara giderler, fahişeler, papazlar, öğrenciler, askerler, ev kadınları, doktorlar ve yabancılar, hepsi aynı sokakta gezinirler, bakınırlar, birbirleriyle konuşurlar, hatta belki de sonunda sevişirler.

Thursday, August 13, 2009

Daha çok seçme olanağımız var, bu yüzden daha çok özgürlüğümüz var. Hayır. Böyle değil. Özgürlüğün esası, bir nesneyi, bir kişiyi, bir düşünceyi ya da bir çiçeği bir diğerine tercih etmek değil. Daha çok bir kucaklama, içine alma eylemi. "Seçme özgürlüğü" bir kavram olarak özgürlük durumuna aykırıdır. Özgürlük, "ya bu ya da şu" değil, "ya hep ya hiç" ya da bir büyüme genişleme eylemidir daha çok.

Thursday, August 13, 2009

Çoğu zaman ezilenler, kendilerini ezenler gibi olmaya özenirler. Bir zamanlar ezilmiş olanların, birinci sınıf ezenler olduğu görülmüştür. Tarih bu tür örneklerle doludur: Sömürgecileirn iktidarının yerini alan Afrika cumhuriyetlerinden tutun da toplama kamplarında, gönüllü olarak, gardiyan görevlerini devralan Yahudi mahkumlara varıncaya kadar.

Tuesday, August 11, 2009

Ayrım yapmak aktif bir süreçtir. Hiçbir ayrım yapmadan haberleri izlemenin yol açtığı edilgenlik, kolayca yönetilmemizi ve manipüle edilmemizi sağlar. Rafine totaliter toplumlar, çocuklar için geçerli olanın yetişkinler için de geçerli olduğunu keşfetmişlerdir. Yeni ve hızlı olan her şey dikkatimizi uyandıracaktır ve şimdiki zamanı vurgulamakla geçmişşi silecektir. Tarih bilinci az olan ya da hiç olmayan bir toplumu yönetmek kolaydır. Böyle toplum eleştirici değildir ve kurulu düzenden kolayca memnuniyet duyar.

Wednesday, May 13, 2009

Özgürlük, güç merkezleri tarafından sunulan şıklardan birini özgürce seçmekle sınırlı.

Saturday, March 01, 2008

Temel olanı düşünmekten kaçınmak bizi psikolojik bakımdan öylesine totaliter bir yapıya sürükler ki, yaşamın ya da özgürlüğün temeli açısından pek az önem taşıyan seçimler yapmakla ya da seçim hakkı için mücadele etmekle uğraşırız durmadan. Seçimin mekanik olarak uygulanması bize bir başarı, ilerleme ve özgürlük duygusu verir. Bu süreç, aynı zamanda, farkında bile olmadan vakit geçirmemizi kolaylaştırır. Böylece zamanın akıp gitmesine karşı da bağışıklık kazanmış oluruz. Ölümsüz hissederiz kendimizi.

Yorumlar:
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.