Deliliğe Övgü

Desiderius ERASMUS
Erasmus bu yapıtı sadece Sir Thomas More'u eğlendirmek amacıyla bir haftada yazmış olduğunu öne sürmüştür fakat hem şaka yoluyla sunulan çelişkilerin hayranlık uyandırıcı nitelikte oluşu hem de alimane çoşkular içeriyor oluşu bu eserin çok dah acidd amaçları olduğu gerçeğini ortaya koyar. Delilik, yaratıcısının değerli gördüğü her şeyi eleştirerek ve gençliği, hazları, sarhoşluğu ve hepimizin dünyaya gelmesini sağlayan baş döndürücü cinsel arzuları takdir ederrek sözüne başlar. Sonraki bölümlerde insanların haksız iddialarından, zaaflarından, sahte teolog ve keşişlerden bahseder ve Hıristiyanlıktaki "deliliğe" övgüler yağdırır. Erasmus'un akıllılığı, nükteleri ve tarzındaki ustalığı bu kitabın haklı bir başarı kazanmasını sağlamıştır düşüncelerinin ve yöntemlerinin canlı bir savunmasını yapmış olduğu Maarten Van Dorp'a yazılan mektup da bu kitaba dahil edilmiştir. Betty Radice'in muhteşem çevirisi ve A.H.T. Levi'nin nitelikli giriş bölümü ve metin üzerine yazmış olduğu notların hepsi daha sonra yapılacak olan araştırmalar da göz önünde bulundurularak güncelleştirilmiştir. Beraber yaptıkları bu çalışma, 16. yüzyılın başyapıtlarından birini, inceliğine varılabilir hale getirmiştir.
Gün Yayınevi (2001)
248 Sayfa

Bu kitaptan yapılan alıntılar:
Thursday, January 31, 2013

Hem felsefe hem ölüm ruhu görünür şeylerin üzerine yükseltirler.

Thursday, January 31, 2013

Geziye çıkan deli, rastladıklarının hepsinin kendisi gibi deli olduğunu sanır.

Thursday, January 31, 2013

Tevratta Süleyman'a ait olduğu söylenen birinci bölümde "Delilerin sayısı sonsuzdur" yazılı. Söylemem gereken şu, birkaçı dışında tüm insanlar bu sonsuz sayının içindedir; bu birkaçının bir yerlerde görüldüğünden de emin değilim.

Thursday, January 31, 2013

"Yerinde saçmalamak tatlı bir şeydir."

Wednesday, January 30, 2013

Savaş o kadar zalimce bir şeydir ki insan soyundan çok vahşi hayvanlara yakışır.

Monday, January 28, 2013

(...) tek başına yaşanan haz, haz değildir.

Monday, January 28, 2013

Bizi mutlu eden, düşünsel eğilimlerimizdir.

Monday, January 28, 2013

(...) insan doğanın ona koyduğu sınırların dışına taşmak istiyordu.

Monday, January 28, 2013

(...) kendinden nefret eden bir kişi başka birini sevebilir mi? Kendi kalbi ile barışık olmayan birisinin başkalarıyla iyi geçinmesi mümkün müdür? Kendi kendisinden canı sıkılan, kendinden yorulmuş birisi içinde yaşadığı topluma mutluluk verebilir mi?

Monday, January 28, 2013

(...) görmek ve duymak şölene katılmaz, zihin dans, kahkaha ve zevkle kendinden geçmezse, midenin enfes yemekler ve etlerle dolması neye yarar?

Monday, November 26, 2012

Kendinden nefret eden bir kişi başka birini sevebilir mi? Kendi kendisinden canı sıkılan, kendinden yorulmuş birisi içinde yaşadığı topluma mutluluk verebilir mi?

Monday, November 26, 2012

Yaşam tasayla yüklü olduğunda yaşam adını taşımaya layık değildir.

Yorumlar:
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.